Meridya Hakkında

Meridya İmparatorluğu’nun ulaştığı sınırlar, diyarın kimi sakinlerinin tahayyül ettiğinden bile ötelere uzanırdı. Henüz doğduklarında ellerine mızrak verilen cevval kadın savaşçılardan demircilikte yetenekli zanaatkarlara, ağzı iyi laf yapan tüccarlardan usta denizcilere kadar insanlar bu diyarda yaşardı. Onlara diyarın eğreti kuvvetinden beslenen çarpılmışlar eşlik ederdi.
Meridya’ya, gel zaman git zaman binlerce yıl süslü unvanlara sahip niceleri hükmetti. Hükümdarlar kimi zaman savaş meydanlarında cenk ederken bertaraf edildiler, kimi zaman oburlukları zevkleriyken zehir damlatılmış şarapların kurbanı oldular, kimi zaman da omuzlarındaki yükün ağırlığı altında kalıp kendi canlarını aldılar.
Meridya zalimdi ve zulmü, korkuyu, öfkeyi, habis eylemleri kendilerine silah edinmiş nice insana ve insan olmayanlara ev sahipliği ediyordu.
Her ne kadar diyarın acımasızları varsa da, kılıç sallayan usta eller kadar kaliteli işler ortaya çıkaran zanaatkarlar, bereketli toprakların yeşermesi için ter döken çiftçiler de vardı.
Cesurlar sözde cesaretiyle ahkam keserken, onur kimi yerde ayaklar altındaydı ve pek çoğu da toprağın altından çıkarmaya niyetli değildi.
Bu kubat diyarda ölüm, entrika, savaşlar ve habis gizemler bakiydi.
Meridya Mitolojisi’nde yer eden Sükûn Çağı ve Uyanış Çağı diyarın temelini oluşturdu. Sır Derya’nın kurumasıyla okyanuslar kurudu. Takvimler Kuraktan Önce (KÖ) ile Kuraktan Sonra (KS) olarak tarihlenmeye başlandı.
Sükûn Çağı’nda, İlk Tohum, ışığın ve karanlığın mükemmel dengede birbirini beslediği Kutsal Ebedi Boşluk’un rahmine düştü. Uyanış Çağı’nda İlk Tohum’un hayat üflediği ilahlar ve ilaheler, özlerinin farkına vardılar. Baba Tanrı Kut ve Ana Tanrıça Ece, insanları yaratırken sapkın ilahlar ve ilaheler, çarpık varlıklara hayat verdi.
Sükûn ve Diriliş Çağları’nın ardından yazılı tarihin başladığı Dört Krallık Çağı KÖ 5000 ile KÖ 1500 yılları arasına tekabül etti. Meridya’da dört krallığın yükseldiği ve mücadeleye giriştiği zamanlardı bunlar. Kuzeyde Kır Krallığı, doğuda Sedef Krallığı, güneyde Meridya Krallığı, batıda Pus Krallığı hüküm sürdü.
Kızıl Hasat Çağı, KÖ 1499 ile KÖ 1000 yılları arasındaki vahim olayların yaşandığı dönem olarak ağzılara pelesenk oldu. Kanların nehirleri boyadığı, toprağın bağrına düşen yüz binlerce canın yittiği yıllardı.
Diriliş Çağı, Meridya diyarının şekillenmesinde önemli rol oynadı. KÖ 999 ile KS 1 tarihleri arasını kapsadı. Meridya Krallığı ile Sedef Krallığı bu devirde yükselişe geçti. Meridya İmparatorluğu, zaman içinde varlığını diyarlarda belirgin hâle getirdi. Bu sırada, güney ve doğu diyarları zenginleşirken, kuzey ve batı diyarları çatışma içinde birbirlerine üstünlük sağlamaya çalıştı. Sır Derya’nın okyanusunun kurumasına neden olan Kurak da bu dönemde yaşandı.
Son olarak Büyük Dönüşüm Çağı hâlâ yaşanmakta olup, diyarın tarihini etkilemeye devam etmekteydi.