Ihlamur Kokusu – Bir Kısa Hikâye

Ihlamur Kokusu, askerlik hizmetimi yerine getirdiğim süre içerisinde yazdığım son hikâyeydi. Ihlamur benim de sevdiğim bir bitki ve içecek olduğu için hikâyenin içeriğinde yer almasını etkiledi. Hikâye, genel olarak Nayel adlı bir gezgin ozanın hikâyesini konu ediniyor.

Norssken ve Feza şehirlerinde ona Ozanların Kraliçesi de diyorlardı. Ancak, o tek noktaya bağlı kalmaktansa belli bölgelerdeki hanlarda müziğini icra ederdi. Huş ağacından lavtası daima sırtında, han han dolaşır, sesiyle ve lavtadaki becerisiyle hayranlık uyandırırdı. Bu hayranlık sadece müzik becerisinde değildi. Edebiyata olan düşkünlüğü öykü anlatıcısı olarak tanınmasını da sağlamıştı. Lavtasıyla icra ettiği müziğe bazen macera, bazen de dramatik konuları işleyen şiirlerle eşlik ederdi. Bu maceraların konusu bazen bir şövalye olurken, bazen de sıra dışı vasıflara bürünmüş hayvanlar, hatta doğaüstü varlıklar da oluyordu. Dram konusunda genelde iki aşığın anılarını işlemektense kalbe ve zihne doğrudan hitap eden durumları tercih ediyordu. Her ne olursa olsun Nayel, tüm diyarda iyi tanınan bir ozan ve edebi kişilikti. 

Ozan, diyarın kuzey batısındaki Mücevher Nehri’nin oluşumunu ve gizlediği mücevherlerle ilgili efsanevi olayı duyunca, bir elf hanında karşılaştığı insanla bu mücevheri araştırmaya gider.

İyi okumalar ve sağlıklı günler dilerim, sevgili okur!

Okumaya devam et “Ihlamur Kokusu – Bir Kısa Hikâye”

Ejderha Nefreti – Bir Kısa Hikâye

Değişim hepimizin içinde, tıpkı evrenin derinliklerindeki uzak yerlerde de olduğu gibi, biz de bunun birer parçasıyız. Arilnor diyarındaki değşişime tanık olan Denlorn ve Lena’nın hikâyesini sizler sizlerle paylaşmak istedim.

Ejderha Nefreti adlı bu kısa hikâyede ejderha suretli Arilnor diyarının kaderinin birkaç artefakta bağlı olduğunu ve bunların dönüşü olmayan olaylara yol açtığına tanık olan Denlorn ve Lena’nın hikâyesini okuyacaksınız.

İyi okumalar ve sağlıklı günler dilerim, sevgili okur!

Okumaya devam et “Ejderha Nefreti – Bir Kısa Hikâye”

Paralel Opera – Bir Kısa Hikâye

Paralel Opera, askerlik hizmetimi yaptığım sırada kısıtlı vakitlerde yazabildiğim bir başka kısa hikâyedir. Bu hikâye, kitap yazarı Val Monte adlı bir kahramanın ilginç yaşantısını anlatır.

Val Monte, Her zaman uğradığı bir pubda sıradışı insanlarla tanışır ve onların hikâyelerini dinler. Bu kişiler onun kitaplarında birer kahraman olarak yer alır ve farklı hayatlarla ölümsüzleşir. Val Monte, bir başka gün aynı pubda Liza Karlon adlı bir kadınla tanışır ve yazdığı içeriği ona açmaya karar verir. Liza Karlon da bu eseri yayımlamayı teklif eder. Ancak, bunun karşılığında tek isteği vardır; Val Monte ile bir operayı seyretmek. Bu opera Ludum şehrinin lüks bir semti olan Darlon’dadır. Val Monte, operada, yazdığı kitabın oynandığını görür. Ancak, kitabı henüz yayımlanmamış, hatta böyle bir esere dönüştürülmek için yeterli süre geçmemiştir. Opera bittiğinde ise, Liza Karlon, Val Monte’a bütün sihri anlatır; eserinin bir başka zamanda yaşandığını ve böylece diğer paralel evrenlerdeki olaylara müdahale edebileceğini, hatta onun yazdığı eserlerin bütünüyle bir paralel evren oluşturabileceğini anlatır.

Paralel Opera adlı kısa hikâyenin kesinlikle gerçek kişi, olay ve yerlerle ilgisi yoktur.

İyi okumalar ve sağlıklı günler dilerim, sevgili okur!

Okumaya devam et “Paralel Opera – Bir Kısa Hikâye”

Şakayık Şövalyesi – Bir Kısa Hikâye

Şakayık Şövalyesi adlı kısa hikâye, Şakayık Krallığı’nda şövalye olma arzusuyla yaşayan bir Elldor adlı diyarın sakininin hayatını konu edinir.

Hikâye adını şakayık çiçeklerinden alır. Bu bitki türü her ne kadar Nisan ve Haziran ayları arasında çiçek verse de oldukça dayanıklıdır ve yeterli düzeyde desteklenirse, sonbahar ve kış aylarında da varlığını sürdürür. İşte hikâyenin ana fikri de şakayık çiçeğinin dayanıklılığı ve ona özenle bakan ve koruyan kişinin özverisindenden gelmektedir.

İyi okumalar ve mutlu günler dilerim, sevgili okur!

Okumaya devam et “Şakayık Şövalyesi – Bir Kısa Hikâye”

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye Fiziksel ve eKitap Baskısı Tüm Çevrimiçi Kitabevlerinde!

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye fiziksel ve eKitap baskısı tüm çevrimiçi kitabevlerinde yayımlandı. Fiziksel baskısı başta Cinius Shop olmak üzere, diğer tüm çevrimiçi kitabevlerinden satın alınabilir. Eserin eKitap sürümü ise Google Play Books, Rakuten Kobo Store, idefix ve D&R’dan satın alınabilir.

Okumaya devam et “Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye Fiziksel ve eKitap Baskısı Tüm Çevrimiçi Kitabevlerinde!”

Claudius, Nordiborg ve Mimoza

Claudius, Tempius ve Hermina’nın ortanca çocuğu olarak, büyük tufandan sonra birinci çağın 159’uncu yılında doğdu. O bütünüyle babasına benziyordu, öyle ki fiziksel yapısı gerçekten bir yaşayan tanrının özelliklerini taşıyordu.

Zaman içerisinde yeni bilgiler öğrendikçe Tempius’un gözüne girmeye başladı. Çevikliği sadece fiziksel değil zihinsel olarak da kendisini gösteriyordu. O, babası Tempius için Nordiborg’u yönetebilecek yegâne insandı.

Okumaya devam et “Claudius, Nordiborg ve Mimoza”

Kısa Hikâye: Ötediyarın Geçitleri

Ötediyarın Geçitleri, Aquila adlı bir kraliçeye babasından miras bir görevi konu ediniyor.

Aquila, Aurelian Krallığı kontrolünü elde ettikten sonra kötü bir kehanetin başlayacağı havadisi kısa sürede diyara yayıldı. Eğer engel olunmazsa gökyüzünde devasa geçitler açılacak ve Ötediyar’ın işgalcileri Aurelia Latium’un da bulunduğu dünyayı yer ile yeksan edecekti. Kral ölüm döşeğindeyken kızına bir maceraya çıkmayı vasiyet etmişti. Ancak bu vasiyet, sadece bir yolculuktan ibaret değildi.

Rivayete göre, genç kraliçenin bulması gereken bu parşömen, Ötediyar’ın geçitbüyücüleri tarafından açılan geçitleri kapatacak büyüyü saklıyordu.

Okumaya devam et “Kısa Hikâye: Ötediyarın Geçitleri”

Luadun'Dal Efsanesi'nde Yüce Göz Şövalyeleri Hakkında

Yüce Göz Şövalyeleri Düzeni, BTS (Büyük Tufandan Sonra) Birinci Çağ 178’de Luadun’Dal Kralı Tempius Juli tarafından kuruldu. Düzenin kuruluş amacı, Kayıp Şövalye’nin lahdinin bulunup ebediyen korunmasıydı.

Yüce Göz Şövalyeleri’nin yapılanması başlangıçta katı bir disiplinle başladı. Tempius, düzenin disiplinini korumak amacıyla en güvendiği danışmanlarından Althas’ı düzenin lideri olarak duyurdu. Tempius’un Althas’ı tercih etmesinin sebepleri arasında soyluluk ikinci plandaydı. Zira Althas, kralın güvenini yüz yetmiş kış önce meydana gelen tufan sırasında kazandı. Althas’ın sahip olduğu bilgi, kralın çevresindeki soylu ailelerin herhangi bir üyesinde yoktu. Kitaplara düşkünlüğü, ailesinin Ashdema Kuşatması’ndaki askeri desteği onu ön plana çıkarıyordu.

Okumaya devam et “Luadun'Dal Efsanesi'nde Yüce Göz Şövalyeleri Hakkında”