Almir Altıngüney’in kurduğu bir şehirdir. Güneyin en doğusunda, Mercan Denizi kıyılarında yükselir. Burası doğu denizlerine açılan geniş bir liman kentidir. Baharat Cenneti de derler. Altıngüney, güneyin tüm zenginliğinin parladığı bir noktadır. Şehrin merkezi, kuzey ve güney arasında kalan geniş bir ada üzerinde yer almaktadır. Bir kısmı kuzeydeki Uğursuz Dağlar’ın eteklerinde, diğer kısmı ise güneydeki Sır Derya’nın denizden beslenen toprakları üzerinde inşa edilmiştir. Şehrin büyük bir bölümü yüksek tepelerin üzerine kurulmuş, kireç taşından yapılmış kubbeli binaları, kalın surların ardından da görülebilmektedir. Meridya ve Sur Sefir şehirlerinin zenginliklerini bu şehre borçlu oldukları da söylenir. Almir Altıngüney, bir liman kenti olması özelliğiyle şehri ilk kez kurduğunda kuzeyindeki Sedef Yolu’ndan gelen tüccarlar için uğrak noktası hâline gelmiştir. Şehrin içinden geçip Meridya’ya, oradan da Zeravya’ya akan bir nehir bulunur. Vahşelin Vahşikor, Zeravya’daki yoğun tarımı nehirden akan suların kanallara yönlendirmesiyle koruyabilmiştir. Ayrıca Meridya’dan Altıngüney’e kadar uzanan ve doğu diyarlarını dolaşan ticari ve stratejik önemi oldukça yüksek Sedef Yolu buraya kadar gelmiştir. Güneylilerin Ana Tanrıça veya Dokuz Oğul ile On Kızın Annesi olarak adlandırdıkları Tanrıça Merilya’nın en büyük tapınağı bu şehirdedir. Tapınak yüksek bir dağın eteğine inşa edilmiştir ve dağın sırtına Merilya’nın devasa bir sureti işlenmiştir.
