Harlenya Vahşikor’un (Bilinmiyor – KÖ 4950) sarp kayalıklı falezler ve dik sivri dağların arasına KÖ 4945’te kurduğu şehirdir. Vahşi ve sert bir düzene sahip bir coğrafyadır. Çetin insanları ve korkusuz denizcileri vardır. İnsanları sarp falezlerde ve sarp dağların yamaçlarında yaşamaya alışmıştır. Başşehrin uçurumlarında Kontes Gölü vardır. Şehrin kuzeyinden güneyine doğru sarılıyormuşçasına, sivri tepeli Vahşelin Dağları’nın sarp yamaçları uzanır. Batı sahillerinde kuzeyden güneye doğru yer yer yükselen dikitler de dik uçurumları selamlar. Batının en vahşi ve barbar halklarının burada olduğu söylense de, kimi güneyli tarihçiye göre Batının Gölge Mızrağı’nın savaşçılarının vahşetini hiçbir insan geçemez. Savaşlarda ele geçirilen insanların köleleştirilmesiyle zenginliklerini artırmışlardır. Vahşikor kalelerindeki itaatkar çıplak kölelerin varlığının batı ormanlarındaki ağaçlarla yarışacak kadar fazla olduğu söylenir. Dövüşe istekli olduklarından arenalarda kölelerin birbirlerine kıydıkları şiddetli ve vahşet dolu oyunlara yer verilir. Köleler yalnızca insanları eğlendirmek üzere oradadırlar; bir hakları yoktur, şöhret kazanmazlar. Doğuya yaptığı deniz seferleriyle adından sıkça söz ettiren Barbar Kontes Yeldira Vahşikor (KÖ 2053 – KÖ 2009) da burada yaşamıştır. Onun zamanında güney ve doğu diyarlarındaki limanlara sıklıkla akınlar düzenlenmiştir.
