Yeldirun

Sırtını Serbestkök Ormanı’nın güneyindeki tepelere vermiş, uçsuz bucaksız, yemyeşil ve rengarenk çiçeklerin yetiştiği ovaları olan bir memlekettir. Nehirlerin bir sınırdan diğerine akarak geçtiği noktalarda birçok yerleşim yeri vardır. Batının belki de barbar ve vatansız olarak iddia edemeyeceği yegane memleketidir. Yedi Büyük İmparator’dan biri olan Yeldirun Yeldirun (KS 32 – KS 66) burada yetişmiştir. Şehri kimin kurduğu bilinmese de tarihi Kurak’tan önceki zamanların öncesine de uzanır. Burası batı diyarlarında zengin Sedef Yolunun bittiği noktadır. Ötesindeki tehlikeler yüzünden, kervanlar ve tüccarlar mallarını Yeldirun’a kadar getirirler. Batının her noktasından gelen tüccarlar buradaki büyük pazarda doğudan ve güneyden gelen malların ticaretini de yapar. Omur Dağları ile Kubat Dağları arasındaki Yel Deltası üzerindeki baronlar, kontlar ve dükler Yeldirun’a bağlılık yemini etmiştir. Batının Gölge Mızrağı ile Yeldirun arasında sıklıkla çatışmalar yaşanır ama daha ileri gidip büyük bir savaşa dönüşmeden kıvılcımı söner. Zira Yeldirunlu savaşbeyleri ve savaşhanımları, Kızılhilâl Eyaleti’nden tugaylar kiralayıp Lort Harkan’ın inşa ettirdiği kuzey tepelerine konuşlandırır. Böylece Kızıl Mızrak Savaşçıları’nı da engelleyerek daha içlere akın etmelerine mani olurlar.