Kadim Işık Şehri

Işık, ilim, tapınaklar ve büyük kütüphanelerin inşa edildiği ilim ve irfan kentidir. Kutsal Dağlar ile Renkli Dağlar’ın eteklerinde tapınaklar yükselir. Buradaki tapınaklar farklı mitolojiler ve liderler etrafında toplanır. Ancak genel görüşe göre, ilahların Tanrı Koyu’dan Meridya’ya ilk kez ayak bastıkları kabul edilir. Oradan Kutsal Tepelere çıkarak kendilerine şehirler kurmuş ve yaşamışlardır. Kadim Işık Şehri’ndeki yüzlerce tapınağın her biri o tanrıların öğretilerini kendi yaşam tarzlarına uyarlayarak aktarıyordu. Her ne kadar öğreti tek kaynak üzerinden gelse de insanların yaşamlarını etkileyen bu farklılıklar aralarındaki düşmanlığı artırıyordu. Zaman zaman Sedef Kralları’nın eşleri ve kraliçeler de tıpkı krallar gibi tapınak inşa ettirse de husumet git gide büyüyordu. Kadim Işık Şehri’ndeki savaşçılar yüzlerce yıl savaştılarsa da birbirlerine üstünlük sağlayamadılar. KÖ 1191’deki Birinci Mezhep Savaşları, Kadim Işık Şehri’nin parlak zenginliğinin solmasına ve binlerce insanın ölmesine sebep olmuştur. Sedef Kralları, Kadim Işık Şehir’in lortlarını ve leydilerini bir masada toplayıp, savaşların sonlanmasını talep etmiştir. Mezhep Liderleri, kendi içlerindeki husumetin dış etkenler tarafından karışılmasını istemediklerinden kafir olarak gördükleri Sedef Kralları’na karşı birleşmişlerdir. KÖ 1267’deki İkinci Mezhep Savaşları, Mezhep Liderleri’nin tahmin etmediği şekilde cereyan edince, Kadim Işık Şehri’nin tapınaklarının yıkılmasına kadar gitti. Sedef Orduları, tapınakları yakıp yıkarak zenginliklerini yağmaladı. Ardından Mezhep Liderleri tek tek yakalanarak öldürülmüş ve şehir Sedef Krallığı kontrolüne girmiştir.