Uyanış Çağı’ndaki zamanlarda Meridya’ya hükmetmiş Tanrı-Krallar’ın Tengar’da doğduğu söylenir. Buna rağmen Meridya İmparatorları bunu kabul etmez. İlahlar Şehri de denir. Tanrıların ve tanrıçaların ilk çocuklarını Tengar Hudutları’nın bereketli ovalarında yetiştirdiğine inanırlar. Doğusundaki Tanrı Koyu’ndan karaya ilk kez ayak basan ilahların sayesinde Meridya’da hayatın başladığına dair öğretileri olan tarikatların ayinleri Kuzey Kutsal Nehir’de yapılır. Her doğan çocuğun nehrin kutsal sularında yıkanıp üzerindeki günahın arındırılması istenir. Burası on iki farklı tarikata ev sahipliği yapar. Her tarikatın farklı gelenekleri ve yaşayışları vardır. En batıdaki şehirleri ile en doğudaki şehirleri arasındaki farklılıklar çoğu zaman birbirleriyle çatışmalara neden olsa da sınırları ötesinden tehdit geldiğinde birleşirler. Hudutlar’ın güneydoğusundaki Kızıl Yarık’ın ilahların savaşlarından kaldığı söylenir. Yarığın nasıl oluştuğu bilinmese de adalet sistemleri için epey elverişli olmuştur. Tengar Hudutları’ndaki insanlar aralarındaki çatışmaları çözerken Hudut Mahkemeleri’ne giderler. Hudut Mahkemeleri, ağır suçluların Kızıl Yarık’tan atılıp idam edilmesine karar verebilir. Bu yüzden ürkütücü bir üne sahiptir.
