Kral Pahisar Merid, tarafından kurulduğu söylense de zamanı bilinmez. Kurak, Sır Derya’yı yutmadan evvel diyarın tam merkezinde yer alırdı. Şehrin güneyindeki limanlar deniz ticareti sayesinde zenginliklerini muhafaza etmiştir. Kuzviran’dan Karakonak’a kadar limanı olan her şehirden ticaret buraya akmıştır. Şehir-devlet ekolüyle yönetilmiş ve aynı estetikle inşa edilmiştir. Aynı zamanda güneyin merkezi kültürünün yeşerdiği şehirdir. Meridya, doğusundaki Altıngüney’den akan nehirler yüzünden üç katmanlı bir yerleşim planına sahiptir. İç Ada, Meridya’nın tam göbeğindeki geniş ve yüksek adadır. Burası Yüksek Şehir olarak da anılır. Saraylar, kütüphaneler, darphane ve diğer kalburüstü yapılar buraya inşa edilmiştir ve elit tabaka burada yaşar. İç Ada’nın etrafında bir kanal vardır. Bu kanalın ötesindeki geniş halka ise şehrin çoğunluğunun yaşadığı ve neredeyse her türlü yapının bulunabileceği ana kenttir. Esas Meridya burasıdır. Limanlar, loncalar, devasa pazarlar ve milyonlarca insanın yaşadığı karmaşık mahalleler vardır. Burada bir uçtan bir uca gitmek atla birkaç saat sürer. Halkın büyük çoğunluğu bu surların içindedir. İç Ada ve Halka Kent’in dışındaki iki kanalın ötesine Meridya Bahçeleri denir. Burası sekiz farklı eyaletten oluşur. Her biri Meridya’ya bağlıdır ama kendi içlerinde birer yöneticileri vardır. Çoğunlukla meyve bahçeleri, devasa tahıl tarlaları ve tarlaları koruyan askeri garnizonlar vardır. Meridya’yı besleyen devasa bir bahçedir. Meridya’nın en dışındaki üçüncü surdan içeriye, merkeze ulaşmak için bir kervanın bu tarlalar ve yollardan geçmesi üç gün sürebilir. Meridya’nın fethedilmesi dahi zor olduğundan üzerine yapılan askeri fetihlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemiştir. Meridya İmparatorluğu’nu Merid Hanedanı kurmuş, Surmühür Hanedanı’nın kontrolüne geçmesi için binlerce yıl geçmişti. Kızıl Hasat Çağı’nın yaşandığı KÖ 1499 ile KÖ 1000 yılları arasında yaşanan vahim savaşların neticesinde Meridya Krallığı ile Sedef Krallığı, yiten canların önünü alabilmek için Meridya’da antlaşma imzalamıştı. KÖ 1000’den beri refah içinde yaşayan Meridya, zaman içinde önce güneye sonrasında batıya ve doğuya yayılıp nihayetinde kuzeyde seferleri sonlandırmıştı. Merivan Surmühür’ün (II) (KÖ 20 – KS 5) zamanında, Meridya İmparatorluğu’nun sınırları kuzeydeki Kır Kapı’nın dahi ötesine uzanıyordu. Böylesine devasa bir imparatorluğun, deli olarak nitelendirilen bir hükümdarın kontrolüne geçmesi de vahim sonuçlara meydan oluşturmadan evvel önü alınmıştır. Saraydaki entrikalar baskın gelince, Merivan Surmühür (KÖ 32 – KS 16), kendi eğlencesinde öldürülmüş ve imparatorluk tahtına Merya Kızılhisar sahip olmuştur.
