Kuzey topraklarına açılan korunaklı ve sağlam granitlerle inşa edilmiş iki yüksek kuleli bir geçittir. Kurak’tan önceki zamanlarda, Ayaz Uçbeyliği’nin sınırları Ulu Buz Mızrakları’na kadar uzanırdı. KÖ 4500’de Kontes Cevval Kırselin Ayaz (I) (KÖ 4525 – KÖ 4490), Kır Kapı’nın inşasına başlatmıştır. Geçit, Sisli Dağlar’ın doğu kolları ile Omur Dağları’nın batı kolları arasındaki ovaya inşa edilmiştir. Her iki dağ sırasının eteklerinden yükselen iki görkemli kuleleri birbirine bağlayan uzun bir köprü vardır. İki Kuleli Geçit de denen yapının heybetli iki yivli kapısı vardır. İnşasının tamamlandığı KÖ 4487’den beri hem kuzey hem de batıdan, savaşbeyleri ve savaşhanımları akınlarıyla zaman zaman el değiştirdi. Bir zamanlar Kır Kapı, Batının Gölge Mızrağı’nın elindeydi. Kızıl Mızrak Tarikatı’ndan savaşçılar çoğu zaman kuzeye akınlar düzenler ve insanları köle ederek ya satar ya da öldürürdüler. Ölmelerine göz yumdukları insanların kafalarını kesip katrana bulayarak, kuzeylilere ibret olsun diye Kır Kapı’nın kuzey duvarında sallandırırlardı. Kır Kapı nice ölüme şahitlik etse de, Cevval Ayazlin Ayaz, Geçit’in bir süre boyunca ticaret amaçlı kullanılmasına imkân verdi. Sedef Yolu, Geçit’teki çatışmaların sıklığı yüzünden buradan geçmedi. İmparator Çalışkan Sefedor Sedef (KÖ 42 – KS 5), yolu Elirad’ın batısındaki Omur Dağları’nın sarp eteklerinden ve Tengar Hudutları’nın kuzeyindeki Kutsal Tepeler’den geçirmeye çalıştıysa da başaramadı.
