Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye Fiziksel ve eKitap Baskısı Tüm Çevrimiçi Kitabevlerinde!

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye fiziksel ve eKitap baskısı tüm çevrimiçi kitabevlerinde yayımlandı. Fiziksel baskısı başta Cinius Shop olmak üzere, diğer tüm çevrimiçi kitabevlerinden satın alınabilir. Eserin eKitap sürümü ise Google Play Books, Rakuten Kobo Store, idefix ve D&R’dan satın alınabilir.

Okumaya devam et “Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye Fiziksel ve eKitap Baskısı Tüm Çevrimiçi Kitabevlerinde!”

Claudius, Nordiborg ve Mimoza

Claudius, Tempius ve Hermina’nın ortanca çocuğu olarak, büyük tufandan sonra birinci çağın 159’uncu yılında doğdu. O bütünüyle babasına benziyordu, öyle ki fiziksel yapısı gerçekten bir yaşayan tanrının özelliklerini taşıyordu.

Zaman içerisinde yeni bilgiler öğrendikçe Tempius’un gözüne girmeye başladı. Çevikliği sadece fiziksel değil zihinsel olarak da kendisini gösteriyordu. O, babası Tempius için Nordiborg’u yönetebilecek yegâne insandı.

Okumaya devam et “Claudius, Nordiborg ve Mimoza”

Luadun'Dal Efsanesi'nde Yüce Göz Şövalyeleri Hakkında

Yüce Göz Şövalyeleri Düzeni, BTS (Büyük Tufandan Sonra) Birinci Çağ 178’de Luadun’Dal Kralı Tempius Juli tarafından kuruldu. Düzenin kuruluş amacı, Kayıp Şövalye’nin lahdinin bulunup ebediyen korunmasıydı.

Yüce Göz Şövalyeleri’nin yapılanması başlangıçta katı bir disiplinle başladı. Tempius, düzenin disiplinini korumak amacıyla en güvendiği danışmanlarından Althas’ı düzenin lideri olarak duyurdu. Tempius’un Althas’ı tercih etmesinin sebepleri arasında soyluluk ikinci plandaydı. Zira Althas, kralın güvenini yüz yetmiş kış önce meydana gelen tufan sırasında kazandı. Althas’ın sahip olduğu bilgi, kralın çevresindeki soylu ailelerin herhangi bir üyesinde yoktu. Kitaplara düşkünlüğü, ailesinin Ashdema Kuşatması’ndaki askeri desteği onu ön plana çıkarıyordu.

Okumaya devam et “Luadun'Dal Efsanesi'nde Yüce Göz Şövalyeleri Hakkında”

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’de özel isimler nasıl okunur?

Bir kurgu eser yazmaya başlamak için öncelikle yazmak istediğiniz dünyayı yaratmanız gerekir. İnsanlar, elfler, cüceler ve benzeri ırklar, ağaçlar, kayalar, dağlar, nehirler, canlı ve cansız varlıkların yer kapladığı, tanrıların ve tanrıçaların hükmettiği bir gökler alemi ya da yeryüzü, krallıklar, kültürler, coğrafya, ekonomi, doğaüstü olayların yaşandığı, birtakım büyücülerin ya da cesur savaşçıların destanlarının yazıldığı ve anlatıldığı, en önemlisi de tüm bunların bir arada bulunduğu ilgi çekici bir öykünün yazılmasıdır.

Okumaya devam et “Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’de özel isimler nasıl okunur?”

Tiran Kraliçe – Bir Kısa Hikâye

Tiran Kraliçe adlı kısa hikâye, fantastik bir diyarda, adından da anlaşılacağı üzere Tiran bir kraliçenin hikâyesini anlatmaktadır.

Hikâyenin tek amacı, Merialeth Norra gibi kişilerin kendisine olduğu kadar etrafındakilere de zarar verdiğini anlatmaktır. Çevremizdekilere zarar vermediğimiz ve haklarında iyi düşündüğümüz zaman, daha yaşanabilir ve mutlu bir medeniyet oluşturacağımızı düşünmek kesinlikle yanlış olmaz.

Umarım ki, bu hikâye birçok insana ulaşır ve insanların çevresindeki diğer insanlara, ormanlara, denizlere, diğer hayvan türlerine kısacası tüm doğaya ve hatta evrene bakış açıları iyi yönde değişir.

Tiran Kraliçesi adlı kısa hikâyenin kesinlikle gerçek kişi, olay ve yerlerle ilgisi yoktur.

İyi okumalar ve mutlu günler dilerim, sevgili okur!

Okumaya devam et “Tiran Kraliçe – Bir Kısa Hikâye”

Saltanat Kalesi Muhafızı – Bir Kısa Hikâye

Saltanat Kalesi Muhafızı adlı kısa hikâyeyi, çok değerli iki sevgili dostum, Ecem Öksüz Seyithanoğlu ve Ahmet Kaan Seyithanoğlu’na ithaf ederek yazdım. Aşağıda okuyacağınız kısa hikâyeyi birkaç ay önce İngilizce olarak tamamladım ve Medium’da paylaştım. Ancak Türkçe de okunmasını sağlamak için, İngilizce’den Türkçe’ye çevirerek kişisel internet siteme de eklemek istedim.

Ecem ve Kaan’ı, kitabımı yazarken ve yazdıktan sonra bana verdikleri destek paha biçilemezdi. Ben de minnettarlığımı, aşağıdaki hikâyeyi yazarak göstermek istedim.

Aşağıdaki kısa hikâye, tamamen hayalî karakterlerden oluşmaktadır ve hayalî bir diyarda yaşanmaktadır.

Romanus Psellos adlı insan bir Saltanat Kalesi Muhafızı ve emrindeki savaşçılar, Eudoxia Kalesinde muhafaza edilen, saltanatlığa mensup bir mücevherin korunması görevine atanırlar. Tufandan Sonra 758 yılında, Eudoxia Kalesi Cüceler tarafından kuşatılır. Hem Psellos hem de savaşçılarını zorlu bir sınav beklemektedir. Kalenin inşasını 149 yıl önce, imparatorluğun baş mimarı Eudoxia Omnena üstlenip tamamlamıştır. Bu kalede, bir zanaatkâr ve aynı zamanda da ejderha eğitmeni Carenthius Stratagus tarafından üretilen Theodora’nın Kalkanı adlı bir mücevherin korunması gerekmektedir.

Burada Ecem’e ve Kaan’a ithaf ettiğim karakterler Eudoxia Omnena ve Carenthius Stratagus’dur.

Ecem’e ve Kaan’a bana desteklerinden ötürü tekrar çok teşekkür ederim. Umarım bu kısa hikâye sizleri mutlu etmiştir.

Okumaya devam et “Saltanat Kalesi Muhafızı – Bir Kısa Hikâye”