Kısa Hikâye: Günindi Diyarındaki Bahçe

Bir yandan Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye eserimi yazmaya devam ederken, kalan diğer boş zamanlarımı kısa hikâyelere harcamayı her zaman sevdim. Bu yüzden bu zamanlarda, siz değerli okurların hoşuna gidebilecek yeri geldiğinde içinizi rahatlatacak, yeri geldiğinde de heyecan yaratacak kısa hikâyeler yazmak beni ettiği gibi siz değerli okurları mutlu eder, diye düşünüyorum. Dolayısıyla da sizlerin, okurken mutlu hissedeceğiniz ve yeni fantezi kahramanlarıyla tanışabileceğiniz bir diyara daha seyahat etmesini arzuluyorum.

Günindi Diyarındaki Bahçe adlı, muhtemelen birkaç bölümle tamamlamak istediğim, kısa hikâyemi okumanızı hevesle öneriyorum. Sizlerden gelecek yorumları ise heyecanla bekliyorum.

Günindi Diyarındaki Bahçe, Galâhid adlı bir Günindi elfinin simya ve botanik işleriyle elde ettiği efsunlu prestiji ve rüyalar âlemine yolculuğunu konu ediniyor.

Sevgiler!

Devamı »

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’de özel isimler nasıl okunur?

Bir kurgu eser yazmaya başlamak için öncelikle yazmak istediğiniz dünyayı yaratmanız gerekir. İnsanlar, elfler, cüceler ve benzeri ırklar, ağaçlar, kayalar, dağlar, nehirler, canlı ve cansız varlıkların yer kapladığı, tanrıların ve tanrıçaların hükmettiği bir gökler alemi ya da yeryüzü, krallıklar, kültürler, coğrafya, ekonomi, doğaüstü olayların yaşandığı, birtakım büyücülerin ya da cesur savaşçıların destanlarının yazıldığı ve anlatıldığı, en önemlisi de tüm bunların bir arada bulunduğu ilgi çekici bir öykünün yazılmasıdır.

Devamı »

Göklerin ve Yeryüzünün Efendisi Ephion

Ephion, Luadun’Dal Efsanesi’ndeki varlıkların temelidir. Güneş ve Karanlık arasındaki mücadele sebebiyle açığa çıkan güç, ilk önce Ephion’a ruh üflemiştir.

Ephion, evrendeki iki büyük gücün çarpışmasından sonra yaratılan gökler diyarının şekillenmesinde başrolü üstlenmiştir. Ilendell ile birlikteliği neticesinde Eoldar, Arnu ve Aleyn adında üç çocuğu da kendi varlıklarındaki gücü, tıpkı ondan sonraki her varlık gibi Ephion’dan almışlardır.

Devamı »

Luadun’Dal’in İlk ve Tek Hükümdarlığı: Medietas Krallığı

Luadun’Dal, sürekli olarak batı ve doğu kadim diyarlarından yelken açan grupların istilasına uğruyordu. Bu gruplar bağımsız olarak bu diyara geliyorlardı. Yeni topraklar, yeni fırsatlar ve hükmetme arzusu bu insanları Luadun’Dal’e çekti. 

Nianne ve Lillen, Aedrunar ve Tuasang arasındaki kıtada yeni bir şehir kurdular. Bu sırada Nianne ve Tillus evlendi. Evlilikten bin yedi yüz yıl sonra, Tempius adında bir erkek çocuk doğdu. Nianne, Tillus ve Lillen bu şehri Tempius’a armağan ettiler. Buraya Luadun’Dal dediler.

Devamı »

Tamamlayıcı Hikâye: Milonia ile Wenefreda

Milonia ile Wenefreda başlıklı kısa hikâye, Luadun’Dal Efsanesi’ndeki iki kahramanın aralarındaki ilişkiyi konu edinmektedir. Bu ilişkileri, Milonia’nın idaresindeki Damanhur’a Alev Semenderler tarafından yapılan saldırıyla daha fazla perçinlenir.

Hikâye, Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’de Kraliçe Milonia’nın daima hatırladığı ve bahsettiği Wenefreda kendisi hakkındaki ve ilişkileriyle ilgili boşlukları doldurmaktadır.

İyi okumalar dilerim, sevgili okur!

Devamı »

Tiran Kraliçe – Bir Kısa Hikâye

Tiran Kraliçe adlı kısa hikâye, fantastik bir diyarda, adından da anlaşılacağı üzere Tiran bir kraliçenin hikâyesini anlatmaktadır.

Hikâyenin tek amacı, Merialeth Norra gibi kişilerin kendisine olduğu kadar etrafındakilere de zarar verdiğini anlatmaktır. Çevremizdekilere zarar vermediğimiz ve haklarında iyi düşündüğümüz zaman, daha yaşanabilir ve mutlu bir medeniyet oluşturacağımızı düşünmek kesinlikle yanlış olmaz.

Umarım ki, bu hikâye birçok insana ulaşır ve insanların çevresindeki diğer insanlara, ormanlara, denizlere, diğer hayvan türlerine kısacası tüm doğaya ve hatta evrene bakış açıları iyi yönde değişir.

Tiran Kraliçesi adlı kısa hikâyenin kesinlikle gerçek kişi, olay ve yerlerle ilgisi yoktur.

İyi okumalar ve mutlu günler dilerim, sevgili okur!

Devamı »

Tamamlayıcı Hikâye: Luadun’Dal Kraliçesi Livia ve Milonia

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye kitabında, Kraliçe Livia’nın son dönemlerinden fazla bahsetmedim. Çünkü Livia Juli’nin, tek başına anlatılabilecek apayrı bir karakter olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, kraliçe olduktan sonraki dönemlerden başlayarak kitapta yer aldığı roller hakkında detaylandırılmış bilgi vermek için aşağıdaki yazıyı hazırladım. Böylece Kraliçe Livia hakkındaki bazı soru işaretlerine ışık tutacaktır.

Devamı »

Saltanat Kalesi Muhafızı – Bir Kısa Hikâye

Saltanat Kalesi Muhafızı adlı kısa hikâyeyi, çok değerli iki sevgili dostum, Ecem Öksüz Seyithanoğlu ve Ahmet Kaan Seyithanoğlu’na ithaf ederek yazdım. Aşağıda okuyacağınız kısa hikâyeyi birkaç ay önce İngilizce olarak tamamladım ve Medium’da paylaştım. Ancak Türkçe de okunmasını sağlamak için, İngilizce’den Türkçe’ye çevirerek kişisel internet siteme de eklemek istedim.

Ecem ve Kaan’ı, kitabımı yazarken ve yazdıktan sonra bana verdikleri destek paha biçilemezdi. Ben de minnettarlığımı, aşağıdaki hikâyeyi yazarak göstermek istedim.

Aşağıdaki kısa hikâye, tamamen hayalî karakterlerden oluşmaktadır ve hayalî bir diyarda yaşanmaktadır.

Romanus Psellos adlı insan bir Saltanat Kalesi Muhafızı ve emrindeki savaşçılar, Eudoxia Kalesinde muhafaza edilen, saltanatlığa mensup bir mücevherin korunması görevine atanırlar. Tufandan Sonra 758 yılında, Eudoxia Kalesi Cüceler tarafından kuşatılır. Hem Psellos hem de savaşçılarını zorlu bir sınav beklemektedir. Kalenin inşasını 149 yıl önce, imparatorluğun baş mimarı Eudoxia Omnena üstlenip tamamlamıştır. Bu kalede, bir zanaatkâr ve aynı zamanda da ejderha eğitmeni Carenthius Stratagus tarafından üretilen Theodora’nın Kalkanı adlı bir mücevherin korunması gerekmektedir.

Burada Ecem’e ve Kaan’a ithaf ettiğim karakterler Eudoxia Omnena ve Carenthius Stratagus’dur.

Ecem’e ve Kaan’a bana desteklerinden ötürü tekrar çok teşekkür ederim. Umarım bu kısa hikâye sizleri mutlu etmiştir.

Devamı »