Kısa Hikâye: Günindi Diyarındaki Bahçe – III

Günindi Diyarındaki Bahçe adlı kısa hikâyemin son bölümünü de sizlerle paylaşmak istiyorum sevgili okurlar.

Umarım ilk iki hikâyeyi okurken sizler yeni bir diyara yolculuk ederken bir dayanak yaratabilmişimdir. Üçüncü bölümde Galâhid’in son düşüne eşlik edeceksiniz. Ancak bu bölüm, ana fikri vereceğinden dolayı önceki iki bölümden daha kısa olacak.

Günindi Diyarındaki Bahçe’nin üçüncü bölümünü okumadan önce, eğer ilk iki hikâyeyi okumadıysanız bu bölümleri de okumanızı tavsiye ederim.
Kısa hikâyenin ilk iki bölümünü okumak için tıklayınız.

Sevgiler!


Okumaya devam et “Kısa Hikâye: Günindi Diyarındaki Bahçe – III”

Agnes ve Emery’nin Hikâyesi: Kumdaki Kanlar ve Kırmızı Yapraklı Çöl Ağaçları

Laudun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’nin konusu adından da anlaşılacağı üzere bir şövalyenin üzerinde yoğunlaşır. Ancak bu şövalye, diyarda o zaman kadar gelmiş ya da sonrasında yer almış şövalyelerden tamamen farklıdır.

Agnes ve Emery de Büyük Tufan’dan sonra, ilk kez bu şövalyenin zırhını ve kılıcını görecek insanlardı.

Okumaya devam et “Agnes ve Emery’nin Hikâyesi: Kumdaki Kanlar ve Kırmızı Yapraklı Çöl Ağaçları”

Kan Kraliçesi Ellen Ethellan’ın Hikâyesi ve Tasviri

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye adlı eserimde ilk önce yer verdiğim, ama sonra ikinci roman için sakladığım bir karakterdir, Kan Kraliçesi.

Kan Kraliçesi’nin bir tasvirini çizdim. Böylece sizlere de ilk kez kendisinden bahsetmek istiyorum.

Okumaya devam et “Kan Kraliçesi Ellen Ethellan’ın Hikâyesi ve Tasviri”

Kısa Hikâye: Günindi Diyarındaki Bahçe – II

Günindi Diyarındaki Bahçe adlı kısa hikâyemin devamı için en az Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye eserime verdiğim özenle çalışıyorum. Hikâyenin ikinci bölümünü tamamlayabildiğim için mutluyum ve sizlerle de bu mutluluğu paylaşmak istiyorum.

Gel gelelim, kısa hikâyede işlenen konuya ilk dokunuşu da ikinci bölümle ilk defa yaptım. Sizlerin de beğeneceğini arzuluyorum.

Eğer ilk bölümü okumadıysanız, öncelikle ilgili bölümü okumanızı tavsiye ederim.

Günindi Diyarındaki Bahçe’nin ilk bölümünü okumak için tıklayınız.

Sevgiler!

Okumaya devam et “Kısa Hikâye: Günindi Diyarındaki Bahçe – II”

Kısa Hikâye: Günindi Diyarındaki Bahçe

Bir yandan Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye eserimi yazmaya devam ederken, kalan diğer boş zamanlarımı kısa hikâyelere harcamayı her zaman sevdim. Bu yüzden bu zamanlarda, siz değerli okurların hoşuna gidebilecek yeri geldiğinde içinizi rahatlatacak, yeri geldiğinde de heyecan yaratacak kısa hikâyeler yazmak beni ettiği gibi siz değerli okurları mutlu eder, diye düşünüyorum. Dolayısıyla da sizlerin, okurken mutlu hissedeceğiniz ve yeni fantezi kahramanlarıyla tanışabileceğiniz bir diyara daha seyahat etmesini arzuluyorum.

Günindi Diyarındaki Bahçe adlı, muhtemelen birkaç bölümle tamamlamak istediğim, kısa hikâyemi okumanızı hevesle öneriyorum. Sizlerden gelecek yorumları ise heyecanla bekliyorum.

Günindi Diyarındaki Bahçe, Galâhid adlı bir Günindi elfinin simya ve botanik işleriyle elde ettiği efsunlu prestiji ve rüyalar âlemine yolculuğunu konu ediniyor.

Sevgiler!

Okumaya devam et “Kısa Hikâye: Günindi Diyarındaki Bahçe”

Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’de özel isimler nasıl okunur?

Bir kurgu eser yazmaya başlamak için öncelikle yazmak istediğiniz dünyayı yaratmanız gerekir. İnsanlar, elfler, cüceler ve benzeri ırklar, ağaçlar, kayalar, dağlar, nehirler, canlı ve cansız varlıkların yer kapladığı, tanrıların ve tanrıçaların hükmettiği bir gökler alemi ya da yeryüzü, krallıklar, kültürler, coğrafya, ekonomi, doğaüstü olayların yaşandığı, birtakım büyücülerin ya da cesur savaşçıların destanlarının yazıldığı ve anlatıldığı, en önemlisi de tüm bunların bir arada bulunduğu ilgi çekici bir öykünün yazılmasıdır.

Okumaya devam et “Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’de özel isimler nasıl okunur?”

Göklerin ve Yeryüzünün Efendisi Ephion

Ephion, Luadun’Dal Efsanesi’ndeki varlıkların temelidir. Güneş ve Karanlık arasındaki mücadele sebebiyle açığa çıkan güç, ilk önce Ephion’a ruh üflemiştir.

Ephion, evrendeki iki büyük gücün çarpışmasından sonra yaratılan gökler diyarının şekillenmesinde başrolü üstlenmiştir. Ilendell ile birlikteliği neticesinde Eoldar, Arnu ve Aleyn adında üç çocuğu da kendi varlıklarındaki gücü, tıpkı ondan sonraki her varlık gibi Ephion’dan almışlardır.

Okumaya devam et “Göklerin ve Yeryüzünün Efendisi Ephion”

Luadun’Dal’in İlk ve Tek Hükümdarlığı: Medietas Krallığı

Luadun’Dal, sürekli olarak batı ve doğu kadim diyarlarından yelken açan grupların istilasına uğruyordu. Bu gruplar bağımsız olarak bu diyara geliyorlardı. Yeni topraklar, yeni fırsatlar ve hükmetme arzusu bu insanları Luadun’Dal’e çekti. 

Nianne ve Lillen, Aedrunar ve Tuasang arasındaki kıtada yeni bir şehir kurdular. Bu sırada Nianne ve Tillus evlendi. Evlilikten bin yedi yüz yıl sonra, Tempius adında bir erkek çocuk doğdu. Nianne, Tillus ve Lillen bu şehri Tempius’a armağan ettiler. Buraya Luadun’Dal dediler.

Okumaya devam et “Luadun’Dal’in İlk ve Tek Hükümdarlığı: Medietas Krallığı”

Tamamlayıcı Hikâye: Milonia ile Wenefreda

Milonia ile Wenefreda başlıklı kısa hikâye, Luadun’Dal Efsanesi’ndeki iki kahramanın aralarındaki ilişkiyi konu edinmektedir. Bu ilişkileri, Milonia’nın idaresindeki Damanhur’a Alev Semenderler tarafından yapılan saldırıyla daha fazla perçinlenir.

Hikâye, Luadun’Dal Efsanesi: Kayıp Şövalye’de Kraliçe Milonia’nın daima hatırladığı ve bahsettiği Wenefreda kendisi hakkındaki ve ilişkileriyle ilgili boşlukları doldurmaktadır.

İyi okumalar dilerim, sevgili okur!

Okumaya devam et “Tamamlayıcı Hikâye: Milonia ile Wenefreda”

Denizlerin ve Yıldızların Tanrıçası Ilendell

Güneş ve Karanlık arasındaki mücadelenin ardından yaşanan olaylar silsilesi, Luadun’Dal Efsanesi’nin doğuşuna sebep olmuştur. Açıklanamayan iki varlığın birbiriyle çarpışması sonucu başka iki varlık oluşmuştur; Ephion ve Ilendell. Luadun’Dal Efsanesi’nin yalın ve gizemli hikâyesi işte tam da burada başlamaktadır.

Okumaya devam et “Denizlerin ve Yıldızların Tanrıçası Ilendell”