Kısa Hikâyeler
-
Bir Hayalperestin Kaleminden Öyküler
Bir Hayalperestin Kaleminden Öyküler adlı eserimde bu zamana kadar yazdığım, ama tutarlı bulduğum öykülerimi sizlerle paylaşmak istedim. Elbette bağımsız diyarlar üzerine yazdığım öyküler yok değil, ama şimdiye kadar hazır olduğunu düşündüklerimi sizlerle paylaşabilmenin heyecanını yaşıyorum. Continue reading
-
Kısa Hikâye: Paralel Opera
Val Monte, Ludum adlı hareketli bir şehrin sakinidir, yaşamını yazarlıkla yaşamını idame ettirir. Sıklıkla uğradığı bir barda ilginç hayat hikâyelerine sahip insanlarla tanışır ve bu kişileri eserlerinde ölümsüzleştirmeye başlar. Bu, onun için bir rutine dönüşür. Bir akşam aynı barda tanıştığı yayınevi sahibi Liza Karlon, Val’in taslaklarını okur ve onları yayımlamayı teklif eder. Elbette, bir şartı… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Kioku
Kioku, bir hatıradır. Bu öykü bir uyku arayışıdır. Yorgun bir zihne ve kalbe sahiptir. O dünyadan kaçış yolu olarak gördüğü uykuyu ararken, alelade tanıştığı bir kadının davetsizce masasına oturmasıyla hayatın getirdiği acı tat hakkında düşünmeye başlar. Bu gizemli karşılaşma, adamın kendini sisli bir ovada bulduğu, anlamlı bir yolculuğa dönüşerek hayatın ince çizgileri ve seçimleriyle ilgili… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Mavi Lagün
Mavi, benim en sevdiğim renktir ve genellikle tüm öykülerimde, romanlarımda ve senaryolarımda kullanırım. Bu öyküye ilham veren şey de mavi oldu. İnsanlar olarak modern dünyanın karmaşasından uzaklaşmak istediğimizi düşünüyorum. Her ne kadar, modern yaşam olmasa yapamayız desek de, bizi biz yapan doğayla barışık yaşamak aslında demek istediğim. Mavi Lagün, modern dünyanın karmaşasından uzakta, doğanın gürültüden… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Nehirleri Tutmak
Hiç kalbinizde yağmurların yağdığını hissettiniz mi? Genellikle hüzne kapıldığınızda olur. Yağmur toprakta yol olur gibi vücudunuzu sarar. Nehirleri Tutmak, kalbinde yağmurlar yağdığını düşünen, yalnızlık ve hayaletimsi korkularla çevrelenmiş bir adamın, yorgun ruhunu dinlendirmek için bir nehrin kenarında kendini derin bir iç yolculuğa bıraktığı bir anıyı konu edinir. Bu yolculukta, unutmak istediği şeylerin aslında en mutlu… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Ihlamur Kokusu
Ihlamur Kokusu, sanatın ve sözcüklerin gücünü aşıp, sevginin iyileştirici ve dönüştürücü gücünü merkeze alarak sizi bir yolculuğa çıkarır. Burada, Ozanlar Kraliçesi Iorwen’in yaşadığı olayları görürüz. O müziğiyle insanları etkileme yeteneğini aşmıştır artık ve fedakarlıklar yaptığı bir serüvene atılır. Siz okurken, müziğin ve şiirin ötesinde, iki insanın birbirine duyduğu bağlılığın bir mucizeyi nasıl mümkün kıldığını anlarsınız.… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Ejderha Nefreti
Bir zamanlar hüküm süren kralların ve kraliçelerin yerini ejderhaların aldığı bir diyar düşünün. Burada insanların, duyarsız ve arsız gücünü ve otoritesinin doğasını sorgulayan ejderhalar vardır. Savaşın eşiğinde olan bir şehirde, bir savaşçı ve ozan Lena’nın, krallığın düşüşünü ve Ejder Kral’ın yükselişini ele alan şarkısıyla, bireysel yeteneklerin ve sanatın tarihin akışını değiştirmedeki rolünü keşfediyorsunuz. Bu diyarda… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Şakayık Şövalyesi
Yazdığım her eseri severim, değer veririm ve canımdan bir canmış gibi önemserim. Gel gelelim, Şakayık Şövalyesi benim ilk göz ağrımdır. Dolayısıyla, bu öyküden biraz bahsetmek isterim. Şakayık Şövalyesi, kahramanlık ve onur kavramlarını yeniden tanımlar bence, çünkü geleneksel bir prensesi kurtar misyonunun anlamlı bir yolculuğa dönüştürür. Uçan Ayı Hanı’ndaki söylentilerle başlayan serüven, şövalye olma hayaliyle yanıp… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Ötediyarın Geçitleri
Yaşlı ve Kadim Aurelius ölmüştür. Aquila artık Aurelia Latium’un kraliçesi olmuştur. O, krallığını şer kehanetten kurtarmak için Ötediyar’ın Geçitlerini kapatacak büyüyü bulmak üzere bir yolculuğa çıkması gerekir. Arayış, yalnızca büyülü bir nesneye ulaşmanın zorluğunu ve gerektirdiği fedakarlıklar üzerine yoğunlaşmamaktadır. Temelde görevin ve liderliğin anlamının sorgulandığı bir içsel yolculuğu da anlatmaktadır. Aquila’ya yol gösteren Alathar’ın aslında… Continue reading
-
Kısa Hikâye: Savaşbüyücüsü
Savaşbüyücüleri bu diyarda hor görülür. Bir kara elf soyundan gelen Tevos da savaşbbyücüsü olma yolunu seçmiştir ve bu yolda yürümüştür de. Onun büyü ve bilimi birleştirme arzusuyla başlar serüveni. Ancak, hayatın temel anlamlarını ve gücün doğasını sorgulamaya vakit ayırmaz. Tevos’un, bir zamanlar savaşbüyücüsü olarak yer aldığı muharebelerden edindiği tecrübeleri, yeni bir büyüyü keşfetme arzusunu kuvvetlendirir.… Continue reading
